Osman Çelik kentsel dönüşüme talip

Osman Çelik kentsel dönüşüme talip

Mayıs ayı sonunda temelini atacağı 20 katlı Biaport Projesi ile Saygınkent’ten sonra Özlüce’deki en yüksek binayı inşa edecek olan Özçeliksan İnşaat’ın sahibi Osman Çelik, belediyenin onay vermesi halinde Bursa nüfusunu merkezde koruyacak 300 dairelik bir diğer ‘dikey’ proje ile kentsel dönüşüme de imza atmayı hedefliyor.

Konut ve Yapı Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Elif Sezgin’in sorularını yanıtlayan Osman Çelik, kentsel dönüşümün yeşil ve sosyal donatıların fazla olması için bitişik nizam olmaması gerektiğinin altını çizerek kentsel dönüşüm konusundaki görüşlerini açıkladı.

Özlüce ve Namık Kemal Mahallesi’nde hazırladığı iki iddialı proje ile Bursa’ya örnek bir yapılaşma ortaya çıkarmak istediğini belirten Osman Çelik, Ankara Yolu’ndaki eski hal alanına inşa edilmekte olan Büyükşehir Belediyesi yeni hizmet binasının hemen önünde, 2.5 yıldır süren uzun pazarlıklar sonucu 200 hak sahibini ikna ederek 12 bin 500 metrekarelik bir alan elde ettiğini söyledi.

Buraya 300 dairelik, açık ve kapalı yüzme havuzu, tenis kortu gibi sosyal tesisleri, helikopter pisti ile örnek bir proje planladığını belirten Çelik, ‘Herkes buna uygun proje yapmak zorunda kalacak’ iddiası ile ruhsat almaları halinde projeye start vereceklerini belirtti.

Kardeşi, Bakan Faruk Çelik’in de dediği gibi ‘Bursa’yı yıkarak güzelleştireceklerini’ ifade eden Osman Çelik, şunları söyledi:

“Bu da kentsel dönüşümle olacak. İmkanı olan batıya kaçmış. Ama şimdi kentin merkez nüfusunu Bursa’da korumak zorundayız. Artık 100, 200, 500, 1000 metrekare değil en az 3 bin metrekare gibi ada bazında arsa üretilmeli. Bunun da sadece yüzde 40’ına doluluk verilmeli. Bitişik nizam kesinlikle olmamalı. Bunun için de yukarı çıkmak, dikey büyümek gerekiyor.”

biaport

Osman Çelik Elif Sezgin’in sorularını yanıtladı

Ne pahasına olursa olsun Bursa’ya bu projeyi kazandırmak istediğini dile getiren ve kendi deyimiyle ‘Proje Hastası’ olan Osman Çelik’in Elif Sezgin’e söylediklerinden bazı bölümler:

-Kentsel dönüşüm nasıl yapılmalı Bursa’da?

-Kentsel dönüşümde Bursa’da geç kalındı. Ama hükümetin sona yaklaştığı Kentsel Dönüşüm Yasası bence çok güzel. Önceden bazı engellemeler vardı. Onları kaldırıyorlar ortadan. Güzel ama çok geç kalınmış bir yasa. Bursa bana göre şu anda köy gibi duruyor. Bursa’ya renk katacak projeler lazım. Bursa Özlüce, Görükle, Beşevler derken batıya doğru kaydı. Merkezde kaçak yapı çok olunca imkanı olanlar batıya kaçtı. Şimdi merkezdekileri merkezde koruma politikası uygulanmalı. Bu da kentsel dönüşümle olur. Bunun önünü açmaları lazım. İstanbul’a bakıyorsunuz 20 -30 katlı binalar var. Artık teknoloji ilerlemiş durumda. Ne kadar yüksek olursa olsun sağlam bina yapabiliyorsunuz. Örnek; 1999 depreminde Bursa’da çatlamayan bina kalmadı neredeyse ama BUTTİM’e hiç birşey olmadı. Neden? Teknolojiye uygun yapılmış. Dolayısıyla şimdi ona uygun bina yapılıyor. Deprem yönetmeliğine uygun yapıldıktan sonra yüksek binadan korkmamak gerekiyor. Bursa’yı yukarı kaldırmak gerekiyor. Bursa’yı yukarı kaldırmazsanız otopark sıkıntısını yaşarsınız, yol sıkıntısı yaşarsınız, yeşil alan sıkıntısını yaşarsınız.

– Dikey büyüme yani…

– Dikey büyümeye müsaade edecek belediyeler. Eğer siz dikey büyümeye müsaade etmezseniz aynı sıkıntı devam eder, kentsel dönüşüm sıfır olur. Dönüşümün hiçbir faydası olmaz. Biz teknik eleman değiliz ama yüzde 40 doluluk verilmeli, h (yükseklik) serbest bırakılmalı, yüzde 60 yeşil alan olarak ayırılmalı. Bir de artık belediyeler arsa üretmemeli. 100, 200, 500 metrekare hatta ve hatta 1000 metrekare arsa olmamalı. Arsalar ada bazında birleşmeli. Artık ada oluşturmak gerekiyor yani en az 3000 metrekare arsaya imar verilmeli. Bunun da yüzde 40’ına doluluk verdiği zaman geriye çok geniş bir yeşil alan kalıyor.

Biaport Zafer

 

BURSA’YI YIKARAK GÜZELLEŞTİRECEĞİZ

– Bursalı firmalar güçlerini birleştirme, GYO çatısı altında birleşme gibi oluşumlar üzerinde çalışıyor. Sizin böyle bir düşünceniz var mı?

– Olabilir. Bütün müteahhitler, yer sahipleri ‘Bursa’yı nasıl güzelleştiririz’e bakmamız gerekiyor. Bunun önüne kimse engel olmamalı. Kimsenin bu tekerleğin önüne taş koymaya hakkı yok. Bursa’yı güzelleştirmenin tek yolu da budur bana göre. Hep birlikte, tek menfaatimiz Bursa olmalı, Bursa’yı düşünmek zorundayız. Bu dünyadan kimse öbür dünyaya para, daire, dükkan götürmüyor. Şehir güzelleşirse hepimiz kazanırız. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği bir söz vardı; ‘Seçimi kaybetme pahasına da olsa yıkacağız’. Faruk Bey de 3-4 sene önce ‘Bursa’yı yıkarak güzelleştireceğiz’ demişti. Evet başka çaresi yok. Bu yeni çıkacak Kentsel Dönüşüm Yasası da böyle. Bursa’da yıkılmadan hiçbir şey olmaz. Bursa içinden imkanı olanlar Beşevler, İhsaniye, Özlüce, Balat’a kaçmış. Şimdi Bursa’nın merkez nüfusunu Bursa’da idame ettirmek için yapmamız gereken -yeni çıkacak Kanun da buna imkan tanıyor- mevcut nüfusu Bursa’da korumak zorundayız. Bursa’yı yer sahibiyle, müteahhitiyle, belediyeyle hep birlikte el ele verip güzelleştirmek zorundayız. Bursa’da menfaatle ikinci plana itilmelidir. Önce Bursa. İstanbul’da 30-40 katlı binalar yapılıyor. Bursa’da niye yapılmasın? Bursa’nın tarım toprağı da kalmadı. Şehir içinde kaçak yapılar durduğu sürece tarım topraklarını kaybetmeye devam ediyoruz. Verimli topraklar bina oldu. Şehir içinde daha önce yıkıp apartman yapsaydık tarım toprakları kurtulurdu. Siz şehir içinde binaları yıkmayınca, bir master planı yapmayınca şehir dışına çıkıyorsunuz. Bu da belediyeye külfet getiriyor. Örneğin Balat’a hizmet götürmek için yol, kanalizasyon, asfalt götürüyorlar. Halbuki şehir içinde her şey var. Bu yeni kanunla bütün müteahhitler şehir içine gidecektir. Şehir şantiyeye dönecektir. Kentsel dönüşüm bizim dediğimiz gibi yapılırsa Bursa’da yeni bir sahanın imara açılmasına ihtiyaç yoktur. Bursa’nın merkezi Bursa’yı kurtarır. Bunlara yaparsak Bursa metropolüne layık bir şehir olur.

FARUK ÇELİK’İN BANA MADDİ OLARAK ÇOK ZARARI VAR

– Bakan abisi olarak yaşadığınız avantajlar ve dezavantajlar neler?

– Bakan abisi olmak bana manevi haz veriyor. ‘Kardeşim başarılı bir bakanlık yapıyor’ diye gurur duyuyorum. Ama insanlar daha çok maddiyat tarafından baktığı için şunu söyleyebilirim; Faruk Bey’in bana maddi olarak çok zararı var. Kur’an-a el basarak söylerim; çok zararı var. Neden? Birincisi Bakanın abisi olmamdan dolayı yazıhaneme günde 100 kişi geliyor. Allah eksikliklerini göstermesin ama bu ziyaretler benim çok zamanımı alıyor. İşime bakamıyorum. İnşaata gideceğim gidemiyorum, arsaya bakacağım bakamıyorum. Ama alışkanlığımızdan dolayı ‘yok’ da dedirtemiyoruz çünkü adamsızlığın ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla bu konularda bana zararı çok, faydası hiç yok ama ben gurur duyuyorum kardeşimle. Çünkü başarılı bir bakanlık yapıyor.

– Bakan kardeşi olduğunuz için kendinizi işinizde frenlediğiniz oluyor mu? Kamu ihalelerine girmek gibi…

– Kamu ihaleleri bizim işimiz değil. Ben Allah’tan korkarım, başka kimseden çekinmem, korkmam. Benim yaptığım iş belli. Gelirim belli. Türkiye’nin polisi var, savcısı var, istihbaratı var, her şeyi var. Ben sizin arsanızın pazarlığını yaparım, anlaşırım, arsanıza bina yaparım. Bunun kime ne zararı var? Bizim işimiz bu. Son 4-5 senede Bursa’da büyüyen firmalar var. Siyasetçi olmadıkları için, ailelerinde siyasetçi olmadığı için bunları kimse konuşmuyor. Büyüsünler, Allah herkese iş rastlığı versin ama benim hiç bir şeyim yok. Olsa da konuşsalar, kesinlikle çıkarım kamuoyundan özür dilerim. Ama Allah’ıma şükürler olsun belediyeden, devletten bir lira menfaat elde etmedim. Benim kardeşim bakandır, milletvekilidir diye ben inşaat yapmayacak mıyım? Ben ticaret yapmayacak mıyım? Her siyasetçi aynı değildir. Bana şimdi siz yüzde bilmem kaçla belediyenin işlerini getirin, bana trilyon kazandıracağını bilsem ben almam. Benim anlımın teri olmayan, hak etmediğim bir şeyi almam. Ben inancım gereği hak etmediğim için bankadan faiz bile almam. Ne gereği var, param varsa çalıştırırım, kazanırım. Hak etmediğim hiçbir şeyi talep etmedim kimseden bu günü kadar. Yaptığımız iş belli; Yaptığımız inşaattır, bu inşaatlarda da tabela vardır, yerleri belidir. Belediyenin, devletin arsasında inşaat yapmadık bu güne kadar. Vatandaşın arsasına da kim ne derse desin yapacağım. Çünkü ben buradan geçimimi sağlıyorum. Olay bu.

İLK BÜYÜK PROJEMİZ BİAPORT’U ÖZLÜCE’DE HAYATA GEÇİRECEĞİZ

– Peki şu anda devam eden ya da yeni başlayacak projeleriniz hakkında da bilgi verebilir misiniz?

– Şu anda iki tane projemiz var. Özlüce’de 20 bin metrekare üzerinde yükselecek olan projenin toplam inşaat alanı 100 bin metrekare. 3 blokta 263 daire ve 35 dükkandan oluşan ‘Biaport’ projemizin hafriyatına yakında başlıyoruz. Mayıs sonuna doğru temel atıp 2 yılda da bitirmeyi hedefliyoruz. 130 metrekare net kullanım alanına sahip 2+1 ve 3+1 olmak üzere iki tip daireden oluşacak projemizde satışlara temel attıktan sonra başlamayı planlıyoruz. Kapalı ve açık yüzme havuzu, fitness salonu, saunası, AVM’si ile yok yok. İlk defa bu kadar büyük bir projeye giriyorum. Gücüm bu kadar büyük bir projeye yetmeyeceği için yanıma bir de ortak aldım. Yüzde 50 daire karşılığı ile aldım. 20 katlı olacak. Saygınkent dışında böyle yüksek bir bina daha yok. Böyle bir proje Bursa’da da yok. 14. katta bahçe, cafe ve restaurant var. Sabahları kahvaltınızı orada yapabilecek, misafirlerinizi orada ağırlayabileceksiniz.

– Ya diğer projeniz…

-Yetkililer müsaade ederlerse, Faruk Çelik’in abisiyiz diye engellemezlerse GİNTAŞ tarafından Ankara Yolu’ndaki eski hal alanına inşa edilmekte olan Büyükşehir Belediyesi yeni Hizmet Binası’nın önünde Bursa’yı ayağa kaldıracak, örnek olacak, belediyeleri rahatlatacak bir projeye başlayacağız. Herkes bu projeye uygun proje yapmak zorunda kalacak. Böylece Bursa kazanacak. Çünkü o kalite düşmeyecek. 12 bin 500 metrekarelik bir alan. Bu bölgede belediye bile toplayamaz böylesine büyük bir alanı. Ben 200 kişiyle 2 buçuk sene pazarlık yaptım ve yüzde 40 ile aldım. 200 tane tapu var burada.

07

 

BEN PROJE HASTASIYIM

– Kentsel dönüşüme el atmış olacaksınız yani. Biraz daha detaylandırır mısınız projeyi?

– Namık Kemal Mahallesi’nde 300 dairelik bir proje. 12 bin 500 metrekarenin yaklaşık 6 bin metrekaresi kullanabileceğiz. Yani geri kalan yarısı yeşil alan olacak. Helikopter pisti, dükkanlar, kapalı ve açık yüzme havuzu, tenis kortu, otoparkı ve sosyal tesisleri ile örnek olacak. Ne pahasına olursa olsun Bursa’ya bu projeyi kazandırmak istiyoruz. Ruhsatı almamız halinde projesi hazır, hemen başlayacağız. Ben proje hastasıyım. Para kazandırıp kazandırmayacak olmasından ziyade proje hastalığı var bende. Yaptığım eserin karşısına geçip, ‘Burayı ben yaptım’ demek haz veriyor bana. Diğer taraftan Bursa’da artık bu tür projelerin hayata geçirebilmesi lazım. Belediyeler de zaten bunun için çalışıyor.

Kaynak : http://www.bursaport.com/haber/ekonomi/osman-celik-kentsel-donusume-talip-22296.html